YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1040
KARAR NO : 2010/10504
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 23.11.2009
Nosu : 197-365
Davalılar : 1-… 2-…
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı …, kredi kullandığını, banka müdürü ile yaptığı görüşmede, faizin ödenmesi halinde anaparanın gelecek seneye erteleneceğinin belirtildiğini, kendisinin de faizi yatırdığını, ayrıca artı para diye çektikleri parayı da kredi kartı borcunu da yatırdığını, kendisinin anaparanın gelecek yıla ertelendiği düşüncesinde olduğu için ve kendisine bu şekilde taahhütte bulunulduğundan parayı yatırmadığını, bu yüzden borcu kabul etmediğini, itirazlarını tekrar ettiğini beyan etmiştir.
Davalı …, davalı …’ya 2006 yılında kefil olduğunu, başka kefaleti bulunmadığını, icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesini tekrar ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalıların davacı bankaya iki adet kredi sözleşmesi nedeniyle toplam 10.480.18.-TL.borçlu oldukları, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu alacağın dayanağını oluşturan banka kredi sözleşmelerinden 22.10.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde davalı kefil …’ün imzası bulunmamaktadır. Buna rağmen, adı geçenin imzası bulunmayan bu sözleşmeden de sorumlu tutulması doğru görülmediği gibi kredi sözleşmelerinin 17.maddesini irdelemeyen, yeterli incelemeyi içermeyen, Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.