YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10442
KARAR NO : 2011/5175
KARAR TARİHİ : 19.04.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan mobilya malzemeleri aldığını, karşılığında şirket çeklerini ve müşteri çeklerini cirolamak suretiyle verdiğini, son olarak 31.07.2008 keşide tarihli 4.098.00.-YTL bedelli çeki verdiğini, ancak karşılığında malları teslim almadığını, buna rağmen davalının bu çekleri icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında ödemeler yaptığını ileri sürerek müvekkilinin 4.098.00.-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tesbitine, takibin iptaline, ödenen miktarın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkili şirketin çek karşılığı malları davacıya teslim ettiğini, sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, ancak çek karşılıksız olduğundan takibe konu edildiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı defter kayıt ve belgelerine göre davacının davalıya icra takip tarihi itibariyle borçlu olmadığı, dava konusu 4.098.00.-TL’lik çekin davacı tarafından davalıya verildiğine dair davacı defterlerinde her hangi bir kaydın bulunmadığı, davalı defter kayıt ve belgelerine göre icra takip tarihi itibariyle davalının davacıdan alacağı olmadığı gibi davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle 19.043.11.-TL borçlu olduğu, başka bir ifade ile davacının icra takip tarihi itibariyle davalıya borçlu olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının davalıya icra takip dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tesbitine, toplam yapılan 4.200.00.-TL ödemenin davalıdan istirdadına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu çek karşılığında davalının kendisine mal teslim etmediğini, bu nedenle çekin karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı vekili müvekkilinin davacıya satıp teslim ettiği mallara karşılık dava konusu çekin verildiğini savunmuştur. Bu durumda somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu yolundaki yerel mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik yoksa da kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiğinden ve BK.182.maddesi uyarınca aslolan peşin satış olup, peşin satışta mal ve semenin aynı anda verildiği yönünde yasal karine bulunduğundan davacının çek ve peşin satışla ilgili yukarıda sözü edilen karinelerin aksi yönündeki iddiasını HUMK.nun 288 vd.maddeleri uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden ve davalının dayandığı irsaliyeler de değerlendirilmeden sadece ticari defterlerle sınırlı olarak inceleme yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.