Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1064 E. 2010/10982 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1064
KARAR NO : 2010/10982
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … Motorlu Araçlar Tic.ve San.A.Ş’den 10.04.2006 tarihinde diğer davalının ithal ettiği /ürettiği… plaka sayılı aracı satın aldığını, aracın satın alma gününden itibaren sürekli arıza verdiğini, aracın bakım periyotlarına uyularak kullanılmasına rağmen arızaların giderilmediğini,bu sebeple müvekkili tarafından sorunların sözlü olarak pek çok kez ifade edildiğini, 28.09.2007 tarihinde davalılara yazı gönderildiğini, bunların dikkate alınmaması üzerine 15.10.2007 tarihli ihtarname keşide edildiğini ancak olumlu yanıt alınamadığını, arızaların giderilmesi için 1 ile 4 gün arasında serviste halen araçtan yararlanmanın mümkün olmadığını iddia ederek dava konusu aracın ayıplı olması nedeniyle davalıya iadesine, aynı tip model ve marka ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ödenen 114.000 Euro bedelin satın alma tarihinden yürütülecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Motorlu Araçlar San.A.Ş vekili cevabında, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, araçta hiçbir ayıp halinin mevcut olmadığını, araçta kullanım hatasından kaynaklanan arızalar meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Mercedes Benz Türk A.Ş vekili cevabında, zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra davacının garanti belgesi şartlarına istinaden aracın değiştirilmesini talep etmesinin mümkün olmadığını, söz konusu belgedeki şartların oluşmadığını, ihtilaflı olayda böyle bir ayıp ve eksikliğin olmadığı gibi aracın davacı tarafından kullanıldığını, araçtan her türlü ticari ve ekonomik faydanın sağlanmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, asıl ve ek bilirkişi raporlarına göre dava konusu araç üzerinde yapılan teknik incelemede davacı tarafın iddia ettiği arıza şikayetlerinin varlığının tespit edilemediği, davacının satın aldığı araçtan yararlanmasını engelleyen ya da güçleştiren herhangi bir ayıptan söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının, satıcı davalı bakımından ayıba karşı tekeffül hükümlerinden ve aracı üreten diğer davalı bakımından üreticinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın reddi sebebi aynı olduğundan kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalıların her birine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmişse de belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının “3- Avukatlık Ücreti” bendinin ikinci ve üçüncü satırındaki “ davalıların birlikte ve zincirleme olarak sorumlu olmalarının istenmiş olması nedeniyle davalıların her biri yararına belirlenen 16.456.88’şer TL nispi avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “davanın reddi sebebi aynı olduğundan davalılar yararına belirlenen 16.456.88 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine” sözcük dizisinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.