YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10876
KARAR NO : 2011/6248
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinden ….’nın davadışı … Ltd.Şti.’nden bir adet traktör satın alıp bedel karşılığı dava konusu 15.01.2009 vade tarihli 18.500,00 TL bedelli senedi teminat amacı ile bu şirkete verdiklerini, diğer davacı müvekkilinin senette kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, müvekkili …nın senet bedelini banka havalesi ile davadışı ….Ltd.Şti.’ne ödemesine rağmen senedin kendisine iade edilmeyip davalı bankaya tahsil cirosu ile devredildiği ve davalı banka tarafından senedin protesto edildiğini, bunun üzerine müvekkillerinin Sarıoğlu Ltd.Şti’ne müracaat etmesi sonucu, 8.1.2010 tarihli yazılı belge alındığını, ancak davalı banka tarafından senedin takibe konulduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun davadışı … Ltd.Şti.’nin müvekkili bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak alındığı ve davacı borçlulara ödeme hususunda protesto çekilip takibe geçildiğini, davacının yetkili hamil olmayan davadışı şirkete ödeme yapmasının kendisini borçtan kurtarmayacağını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu bononun traktör satım nedeni ile davacı … tarafından davadışı …. Ltd.Şti.’ne verildiği, diğer davacının senette kefil olduğu, araç satım bedelinin satım işleminden bir süre sonra 3.3.2006 tarihinde banka havalesi ile ödendiği davalı bankaca ödememe protestosunun ise bu tarihten çok sonra 19.01.2009 tarihinde yapıldığı, davalı bankanın kendisine ciro yoluyla intikal eden senetten dolayı alacaklı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz dilekçesinin harcı yatırılmadığı gibi, temyiz defterine de kaydedilmediği anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı banka senedi lehtar dava dışı şirketten ciro yoluyla iktisap etmiştir. Senet bedelinin davacı borçlu tarafından 03.03.2006 tarihinde dava dışı banka aracılığıyla lehtar dava dışı şirkete ödendiği anlaşılmaktadır. Zaten, adı geçen dava dışı lehtar şirket 08.01.2010 tarihli belgede davacı borçludan senet nedeniyle alacaklı olmadığını belirtmiştir. Senedi vereceği krediye karşılık teminat amacıyla ciro yoluyla iktisap eden davalı bankanın kötüniyetli olduğu hususunda dosyada herhangi bir belgede bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulup tartışılarak uygun bir sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.