YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10899
KARAR NO : 2011/5255
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların kaçak su kullandıklarının 24.05.2004 ve 29.11.2005 tarihli tutanaklarla tespit edildiğini ileri sürerek toplam 6.807,61 YTL kaçak su kullanım bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin kaçak su kullanıldığı iddia edilen yerde çok kısa bir süre bulunduğunu, su tesisatının kaçak olduğunun anlaşılması üzerine taşınmazı boşalttığını, buna rağmen 15 aylık su kullanım tutarını davacıya ödediğini, diğer müvekkilinin ise davalı şirketin yetkilisi olmasından dolayı taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının abonelik sözleşmesine dayanarak düzenlenen kaçak su faturalarından dolayı alacak talebinde bulunduğu, kaçak su kullanım tutanaklarında ve abonelik sözleşmesinde davalıların imzasının bulunmadığı, vergi kayıtlarına ve davacının düzenlediği tutanaklara göre davacının talep ettiği dönemde taşınmazın boş olduğunun belirlendiği, davalıların kaçak su bedelinden sorumlu olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık kaçak su kullanımından kaynaklanmaktadır. Dosyadaki bilgisayar çıktılarından davalı şirketin su abonesi olduğu anlaşılmaktadır. Abonelik iptal edilmedikçe kaçak suyu kullananla birlikte abonenin de müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılarak davalı şirketin sorumluluğu yönünden varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.