YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10931
KARAR NO : 2011/4621
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının araçları için davacıya ait …’ daki petrol istasyonundan akaryakıt aldığını, borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine yetki, borç ve faizler bakımından itiraz ettiğini oysa yakıt alışverişinin …’ da yapılması nedeniyle HUMK 10. madde gereği … İcra Dairesinin yetkili olduğunu, icra dosyasına sunulu fiş fatura, taşıt arıza ikmal formlarından da davalının 11.320.57 TL borcu bulunduğunun anlaşıldığı gibi davalının ödeme emri ile gönderilen belgelerle ilgili somut itirazda bulunmayıp soyut borç ikrarında bulunduğunu belirterek itirazın iptaline, % 40′ tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazının kabulünü istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket adresinin…olup davacının …’ da kurulu akaryakıt istasyonunun bulunduğunun tartışmasız olduğu, davacının icra takibinde otomobil taşıt arıza ikmal formları, tediye makbuzları, faturalara dayanmış olduğu, davalının ise asıl alacağın tamamına ve ferilerine itiraz ettiği, davacının mal teslim edildiğini ve bedelin ödenmediğini ispatlaması gerektiği, bu durumda taraflar arasında sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu, sözleşmenin tartışmalı olduğu durumda alacak sırf para alacağı niteliğinde bulunmadığından B.K’ nun 73. madde gereğince alacaklının mukim bulunduğu yer icra dairesinin yetkili olacağına dair kuralın uygulanma olanağı olmadığı, bu nedenle de … İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava mal satım bedelinden doğan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı – borçlu vekili icra takibinde yetkiye ve “müvekkilinin alacaklı tarafa ödeme emrinde belirtilen tutarda borcu bulunmamaktadır ” diyerek borca itiraz etmiştir.
Bu durumda davalının akdi ilişkiyi inkar etmediği ve uyuşmazlığın bir miktar para borcuna ilişkin olması nedeniyle H.U.M.K’ nun 10. ve BK’ nun 73. maddesi geregince alacaklının ikametgahı icra dairesinin yetkili olduğu gözetilerek, işin esasının incelenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.