YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/112
KARAR NO : 2010/7496
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 29.09.2009
No : 1249-1079
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinde kredi borçlusu sıfatıyla müvekkiline atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek bankaya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacının takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
23.02.2006 tarihinde kabul edilip, 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1.maddesi “Bu Kanun’un uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 22.ve 23 maddesi hükümleri uygulanır.” hükmünü içermektedir. Bahsi geçen 4077 sayılı Kanun’un 23/1. maddesine göre, somut olayda davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Hal böyle olunca anılan yasa hükümleri uyarınca, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelemenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.