YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11308
KARAR NO : 2011/4838
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müteveffa borçlu …’nın sağlığında iken 08.01.2007 tanzim, 09.03.2007 vade tarihli 35.000 TL’lik bonoyu müvekkili lehine avalist olarak keşide etmek suretiyle borçlandığını, alacağın tahsili için icraya koyduğunda, avalist olan …’nın birçok bahaneler ileri sürerek itiraz ettiğini, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/458 esas sayılı takibin iptali davasının dava dilekçesinde borcun net olarak varlığının ikrar edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak öncelikle takibe yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin borçlunun mirasçıları yönünden devamına, terditli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 35.000 TL kambiyo alacağının senedin vade tarihi itibariyle temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili murisleri …’nın senette şahsen sorumluluğu olmadığını, …’nın senedi davacıya müdürü olduğu dava dışı Oğuzlar Limited Şirketine kredi alınırken teminat olarak verdiğini, senedi şirketi temsilen imzaladığını, senedin kambiyo vasfında bulunmadığını, zira senedin düzenlenmesine neden olan Genel Kredi Sözleşmesinin de takibe konulduğunu, davacının dava dışı şirketten tahsil edemediği alacağını yasal geçerliliği olmayan ve murisin mirasçılara yönlendirilmesi mümkün olmayan belgeye dayanarak tahsil etmeye çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …’ya duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, terditli olarak açılan davada davacının son celse davasına itirazın iptali davası olarak devam ettiğini bildirdiği gibi, davalı tarafın icra dosyasına itirazının davacı vekiline 01.08.2007 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle bir yıllık süre geçtikten sonra itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla öncelikle … 1.İcra Müdürlüğünün 2007/3332 esas sayılı icra dosyasındaki itirazın kaldırılmasına ve takibin borçlunun mirasçıları yönünden devamına, 35.000 TL kambiyo alacağının senedin vade tarihi itibariyle temerrüt faizi yürütülerek, davalılardan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine” kararı verilmesini terditli olarak talep etmiştir.
Davacının itirazın kaldırılması şeklindeki talebinin itirazın iptali istemi olduğu dosya içeriği ile sabittir.
Davanın terditli açıldığı gözetildiğinde, itirazın iptali davası ve alacak istemi yönünden, ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekirken davayı davacı vekilinin son celsede alacak istemlerinden açık feragatleri olmamasına rağmen, sadece itirazın iptali davası olarak yorumlayıp, hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş açıkça feragat edilmeyen alacak davası ve talebinden yargılama yapılarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde karar verilmesi yanlıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.