Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11355 E. 2011/6221 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11355
KARAR NO : 2011/6221
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında muhtelif tarihli Ürün Satış Sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerin 4. Maddelerinde ödemelerin Amerikan Doları üzerinden yapılacağı ve davalıdan alınan TL çeklerinin ödendiği günkü kur üzerinden Amerikan Dolarına çevrilerek hesabına alacak kaydedileceği yazılı olup davalının yapmış olduğu her bir ödeme, ödeme günündeki kur değeri üzerinden hesaplanarak borcundan düşüldüğünü, davalının bakiye 3.449.89 Amerikan Doları borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya hiç bir borçlarının bulunmadığını, müvekkilinin tüm ödemelerini zamanında yaptığını, ihtirazı kayıtsız ödemelerin kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanmış hiçbir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre tarafların aralarında kur farkı anlaşması yaptıkları, davacının takip tarihi itibariyle toplam 3.460.92 USD alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin tebligata ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından, bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava dayanağı sözleşme, davalı tarafça kabul edilmediğinden sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup, olmadığı yönünde inceleme yapılıp gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı saptanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tebligata ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.