Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11384 E. 2011/8178 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11384
KARAR NO : 2011/8178
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi yaptığını ve takibin kesinleştiğini, takibe dayanak yapılan çek üzerinde müvekkilinin şahsi sorumluluğunu doğuracak hiçbir kayıt ve imza bulunmadığını, müvekkilinin takip dosyasında dayanak olarak gösterilen belgelerden kaynaklanan herhangi bir borcunun söz konusu olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacının şirketi temsilen attığı imzadan bağımsız olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla factoring sözleşmesini imzaladığını, bu nedenle borçtan sorumlu olduğunu, ayrıca factoring sözleşmesi dolayısıyla takip konusu çekten de sorumlu olduğunu savunarak davanın reddi ile icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve 3.ek bilirkişi raporuna göre dava konusu takibe dayanak factoring sözleşmesinin tarafı olan dava dışı … AŞ.’nin sözleşmenin düzenleme tarihinde şirketi temsil ve ilzama yetkili her iki kişi tarafından imzalanmaması nedeniyle geçersiz olacağı, asıl borçlunun taraf olduğu sözleşmenin geçersizliğinin kefaleti de geçersiz kılacağı, ayrıca takip dayanağı çekin de geçerli kabul edilse dahi söz konusu factoring sözleşmesi nedeniyle verildiğinin davalı-karşı davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekte davacının herhangi bir imzasının bulunmadığı, davacının dava konusu takip nedeniyle davalıya şahsi olarak herhangi bir borcunun olmadığı, tarafların tazminat istemlerinin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.