Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11471 E. 2011/5234 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11471
KARAR NO : 2011/5234
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu 15.06.2008 vade tarihli 30.000.-TL.bedelli senede dayalı olarak davalı banka tarafından müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, takibe konu senet altındaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek dava konusu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedi ciro yoluyla elinde bulunduran müvekkilinin iyiniyetli yetkili meşru hamil olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, takibe konu senetteki keşideci imzasının davacının eli mahsulü olmadığı gerekçesiyle dava konusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-15.11.2001 tarihli 4603 sayılı yasada değişiklik yapan 4684 sayılı Yasanın geçici 4.maddesinde ve 24.04.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4842 sayılı yasanın geçici 3.maddesi ile 31.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5230 sayılı yasanın 11.maddesinde, 4603 sayılı kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma süreci içinde açılmış ve açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2, 23, 29.maddeleri ile 2548 sayılı yasanın 1.maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda mahkemece yeniden yapılandırma süreci içinde bulunan ve 4603 sayılı yasa kapsamında olduğu anlaşılan TC. Halk Bankası A.Ş.nin anılan yasa hükümleri uyarınca harca tabi olmadığı gözetilmeden harçla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.