YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11547
KARAR NO : 2011/6136
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine girişilen icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi müvekkilinin davalıyı tanımadığını, senetten kaynaklı bir borcun bulunmadığını belirterek takibe konu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senedin alacağına karşılık dava dışı … tarafından lehtar hanesi boş olarak verildiğini, davacı hakkındaki takibin kesinleştiğini, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu belirterek, davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen kriminal raporuna göre, dava konusu senet üzerindeki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu, davacı tarafından davalıya yemin teklifinde bulunulduğu, davalıya usulüne uygun yemin davetiyesi tebliğine rağmen mazeretsiz yemine icabet etmediği, HUMK.nun 347.maddesi hükmü gereğince davacı tarafından senet bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, takibe konu senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu senetteki imza inkarına ve senetten dolayı borcunun bulunmadığına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, hem imza inkarına hem de borcunun bulunmadığına dayanmıştır. Senetteki imzanın davacıya ait olduğu sabit ve kabul olunmakla davacı yanca senedin bedelsiz kaldığına dair davalı yana yemin teklifinde bulunulmuştur. Bu talep üzerine davalıya yemin davetiyesi tebliğ edilmiş ancak tebliğe rağmen davalı yemine icabet etmemiştir.
HUMK.nun 337/1.maddesi, “yemin için çağrılacak kimseye, geçerli bir özürü olmaksızın yemin için tayin olunan günde gelmediği takdirde yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakıaların sabit olmuş sayılacağına karar verileceği, çıkarılacak davetiyede yazılmak suretiyle bildirilir. Tayin edilen günde o kimse gelmezse yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakıaların da sabit olmuş sayılmasına karar verilir” hükmünü öngörmüştür. Bu durumda mahkemece yemin davetiyesinde yemin ihtarı bulunması gerektiği gözetilmeden yemine konu vakıaların yazılması ile yetinilerek ve anılan yasa hükmüne aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.