YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11634
KARAR NO : 2011/945
KARAR TARİHİ : 31.01.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yanlar arasında bağıtlanan sözleşme şartlarına uyulmamasından dolayı sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ve sözleşme uyarınca davalıya verilen karşılıksız yardım bedelinin tahsiline ilişkindir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 11.09.2008 tarihli karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2009/2342 esas, 2009/9222 karar, 12.10.2009 tarihli ilamı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin …/… ürünler dışında diğer ürünleri de kapsadığı gözetilerek Rekabet Kurulu kararının bunların dışındaki sözleşmede yazılı ürünleri içerip içermediği üzerinde durulup bu yönde taraf delilleri toplanarak gerektiğinde Rekabet Kurulundan bu yön sorulup konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle; davacı yanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması yönünün mahkeme gerekçesinde ve kısa kararda belirtilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-BK.nun 161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezai şart tutarının tenkisi ile mükellef ise de, TTK.nun 24.maddesi hükmüne göre tacir olan borçlu BK.nun 161/son fıkrası gereğince fahiş olduğu iddiası ile cezai şartın indirimini isteyemez. Ancak, hesapedilen cezai şart borçlunun mahvına yol açacak ise cezai şarttan indirim yapılabilir. Mahkemece talep edilen cezai şart miktarının borçlu davalının, ekonomik yönden mahvına
sebep olacak derecede yüksek olduğu ve tenkisi gerektiği yolundaki savunması üzerinde durulup, bu yönde araştırma ve inceleme yapılarak borçlunun mahvına yol açacak ise cezai şarttan indirim yapılıp yapılamayacağına ilişkin varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 31.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.