Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11717 E. 2011/6066 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11717
KARAR NO : 2011/6066
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, mal satışından kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu, ancak davalı tarafın icra takibinde talep edilen işlemiş faize yönelik itirazlarına karşı bir davalarının bulunmadığını ileri sürerek itirazın asıl alacak ve icra giderleri yönünden iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada müvekkilinin kısmi ödemesi olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının icra takibinde alacağını faturaya dayandırmış olması nedeniyle cari hesap üzerinden hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gerekçeleri ile itirazın iptali davasının faturaya hasredilerek açıldığı ve kısmi ödemenin cari hesaba yapılmış olduğu görüldüğünden fatura tarihindeki borç olan 4.152.62.-TL’den 3.800.00.-TL düşüldüğünde bakiye 352.62.-TL üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyizi yönünden;
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun’un 19.maddesi ile HUMK’na eklenen ek madde 4’de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430.00.-TL’dır. Davalı vekilince temyize konu edilen miktarın 352.62.-TL olması nedeniyle 30.06.2010 tarihli karar davalı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup, dava konusu icra takibinde takibin dayanağı olarak fatura ile birlikte cari hesap ilişkisi de gösterilmiştir. Nitekim, bilirkişi raporunda da takibe dayanak yapılan fatura yanında cari hesap ilişkisi de incelenerek değerlendirme yapılmış ve her iki tarafın ticari defterlerinin birbirini teyid ettiği yolunda görüş bildirilmiştir.
Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeksizin takibin tek bir faturaya dayalı olduğu gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı nedeniyle reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek haline iadesine, 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.