Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11844 E. 2011/7553 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11844
KARAR NO : 2011/7553
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan … Ltd.Şti.ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların da bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin toplam borç miktarının 304.551.23.-TL.olduğu anlaşıldığından ve 300.000.-TL.limit ipotek bedelinin mahsubundan sonra teminat dışı kalan toplam borcunun 4.591.23.-TL.olduğu anlaşıldığından davalı şirket yönünden icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, diğer davalıların her birinin ayrı ayrı borcun 304.551.23.-TL.sinden sorumlu oldukları anlaşıldığından bu davalılar yönünden icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak miktarları esas alınarak bu miktarlar üzerinden % 72 temerrüt faizi uygulanmasına, alacak miktarı yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlendiğinden ve likit bir alacaktan söz edilemeyeceğinden davacı vekilinin % 40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacak likit (bilinebilir, belirlenebilir) olduğundan, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeye davacının inkar tazminatı talebinin reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.