YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12341
KARAR NO : 2011/6539
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 13.07.2007 tarihli 6.491,50 YTL bedelli fatura ile un ve kepek sattığını, malları teslim alan davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek fatura bedelinin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Çarşamba Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş, esasa cevabında ise müvekkilinin davacının temsilcisi dava dışı …’e borcunu ödediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre HUMK’nun 10. maddesi gereğince davaya sözleşmenin yerine getirileceği veya sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde bakılabileceği belirtilerek davalının yetki itirazının reddine, esas yönünden ise davalının borcunu ödediğine ilişkin dava tarihinden sonraki tarihi taşıyan belge ibraz ettiği, davalının ibraz ettiği ödeme belgesinde hangi borca ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin açıklama bulunmadığı, davalının davacıya yemin teklif etmeyeceğini belirttiği, davalının ödeme savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.491,50 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalıya satılan malların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsilini talep etmiş, davalı ise malların bedelinin davacı şirket temsilcisi olduğunu iddia ettiği …’e ödendiğini savunmuştur. Davalı tarafından ödeme yapıldığı ileri sürülen …’ün Borçlar Kanunu’nun 454. maddesinde belirtilen seyyar tüccar memuru olması halinde bu şahsa yapılan ödemeler geçerlidir Davalı tarafından dosyaya sunulan havale dekontlarında … tarafından dosyadaki Ticaret Sicil Memurluğu yazısına göre davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu anlaşılan Şükrü Korkut’a değişik tarihlerde havale yoluyla para gönderildiği görülmüştür. … 25.06.2008 tarihinde imzaladığı belge ile davalıdan değişik tarihlerde tahsil ettiği paraları davacı şirket temsilcisi Şükrü Korkut’a teslim ettiğini açıklamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerek tirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.