Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12343 E. 2011/6951 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12343
KARAR NO : 2011/6951
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan harici satış sözleşmesiyle kamyon aldığını, davalının aracın trafik sicilinde devrini gerçekleştirmediğini ileri sürerek davalıya ödenen 23.500,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait kamyonun dava dışı … tarafından davacıya satıldığını, davacının aracın bedelini bu kişiye ödediğini, davacının aracı kullandığı süre içinde oluşan vergi borçlarından kurtulmak için aracın trafik sicilinde devrini almaktan kaçındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki harici araç satışının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesine göre resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları, davacının aracı işletip kullandığı dönemde oluşan vergi borç cezalarından dolayı davacının davalıya karşı sorumluluğunun bulunduğu, davacının ödemesi gereken bu miktardan davalının da araç maliki olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, harici oto alım satımı sebebiyle ödenen satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği gibi 2918 Sayılı Kanun’un 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışındaki satışları geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile yükümlüdür. Mahkemece, bu kural çerçevesinde değerlendirme yapılıp bir hüküm kurulması gerekirken kararın gerekçesinin bir yerinde “davacı aracın işletim ve kullanım dönemine ilişkin tahakkuk edecek vergi borç ve cezalarından dolayı davalıya karşı sorumludur.” denilip devamında “davacının ödemesi gereken bu miktardan davalının araç malikliği sebebiyle sorumlu olduğu” şeklinde bir gerekçe yazılması hükmün gerekçesinin kendi içinde çeliştiğini göstermekte olup çelişkili gerekçeye göre hüküm oluşturulması HUMK’nun 388. maddesine aykırı olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 25.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.