Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12374 E. 2011/8357 K. 22.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12374
KARAR NO : 2011/8357
KARAR TARİHİ : 22.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının açtığı ilaç ihalelerini kazandığını, ilaçları alan davalının faturaların bedelini ödemediğini ileri sürerek şimdilik 10.000 YTL asıl alacağın ve 2.000 YTL işlemiş faiz alacağının dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.10.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle asıl alacağa ilişkin talebini 627.963,69 YTL’ye, işlemiş faize ilişkin talebini ise 42.767,07 YTL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davaya konu faturalardan 91.664,91 YTL’lik olanının bedelinin dava tarihinden önce davacıya ödendiğini, müvekkilinin döner sermaye saymanlığınca bütçe nakit akışına göre ödeme yapıldığını, bu nedenle ödemede gecikme meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen 26.04.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı idare tarafından dava tarihinden itibaren yapılan ödemelerin davacı lehine öncelikle işlemiş faizden, daha sonra asıl alacaktan mahsup edildiği, davalının son ödeme tarihi olan 26.03.2009 tarihi itibarıyla davacının asıl alacağının 88.591,84 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bu miktarın 26.03.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Davadaki haklılık durumu davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Dava açıldıktan sonra davalı tarafça yapılan ödemeler hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken fazlaya ilişkin istemin reddine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabul şekli itibarıyla davalı harçtan muaf olduğu halde davacı tarafça davanın açıldığı ve ıslah edildiği tarihlerde yatırılan harcın da davacıya iade edilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyizi yönünden;
Bozma nedenine göre davalı vekilinin vekalet ücreti ile ilgili temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücreti ile ilgili temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.