Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12696 E. 2011/6285 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12696
KARAR NO : 2011/6285
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ve Av.M.Sinan Dilek ile davalı vek.Av.Özlem Tufan’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında “T.BOX” markalı ürünlerin satışı için 18.03.2004 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği öncelikle sipariş verilip avans çekleri tanzim edildikten sonra malların gönderildiğini, davalının hiçbir alacağının olmamasına rağmen elindeki çekleri tahsil edip, teminat mektuplarını paraya çevirdiğini, akde aykırı davranan tarafın davalı olduğunu iddia ederek, davalı nezdinde bulunan çekler ile borçlu olmadıklarının tespitine, haksız tahsil edilen 400.000.-TL’nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, akde aykırı davranan tarafın davacı olup, 18.02.2005 tarihi ile 1.015.512.88.-TL borçlu olduğunu ve hesabın kat edilerek ihtar gönderildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu ve akdin feshi ile davacı elinde kalan ürünlerin sözleşmenin niteliği gereği iade edileceği, yapılan sözleşmeler ve iade edilecek malların tutarı gözetildiğinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşme “T-Box” marka ürünlerin bayilik ilişkisi çerçevesinde satışı öngörülmüş olup, akdin feshi ile bu ürünlerin davalı logosu altında davacı yanca satışı imkansız olduğundan iade edilmesi gerektiği yolundaki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Nevarki, iade edilecek olan malların davacı yanca davalıya sözleşmede kendisine teslim edildiği şekilde yapılması ve iade edilecek malların tespit ve listelenmesi, değerlerinin belirlenmesi ve alacak borç hesabının buna göre yeniden yapılması gerekir.
Mahkemece bu yön dikkate alınmadan 672.703.58.-TL’lık malın iadesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer, davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.