Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1283 E. 2010/11339 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1283
KARAR NO : 2010/11339
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkili ile dava dışı Nail Cevat Atakar’ın asıl borçlu sıfatı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da kefil sıfatı ile bu sözleşmeyi imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalılarca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkillerinin kefil sıfatı ile sözleşme imzaladıklarını, ayrıca davacı bankaca söz konusu kredi borcuna ilişkin tahsilat yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takibe konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediği, bu borçtan davalıların müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, ancak icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 5 adet kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşmelerden dosya içerisinde yer alan sadece 15.04.1996 tarihli olanında faiz oranı olarak %165 oranının yazıldığı görülmektedir. Diğer kredi sözleşmelerinin ise tüm sayfalarının dosya arasında mevcut olmadığı ve bu sözleşmelerde temerrüt faizi oranına ilişkin düzenleme olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda %145 temerrüt faiz oranı nazara alınarak hesap yapılmış ise de yapılan bu hesabın dosya arasındaki sözleşme kapsamıyla uyum sağlamadığı görülmektedir.
O halde mahkemece diğer sözleşmelerinde tüm sayfalarını içeren onaylı örnekleri celpedildikten sonra dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edilerek temerrüt faizi konusunda yeni rapor alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.