YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12830
KARAR NO : 2011/6197
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, sipariş edilen mallar karşılığında davalıya teslim edilen 75.000’er TL bedelli iki adet çekin söz konusu malların müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını belirterek bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin daha önceki mal alımları nedeniyle cari hesap bakiyesine mahsuben alındığını, ödemelerden sonraki cari kayıtlar incelendiğinde de davacının beyanlarının yanlış olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacı defterinde bulunmayan 221.646 TL alacağın davalı defterinde kayıtlı olduğu, ancak davalının bu alacağına ilişkin fatura muhtevasındaki malları davacıya teslimini gösterir belge sunamadığı, bu nedenle davacının 144.090 TL fazla ödemede bulunduğu belirtilerek 14.04.2009 tarihli çekten dolayı borçlu olmadığının, 25.04.2009 tarihli diğer çekten dolayı 69.090 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama sırasında ödenen bu bedelin istirdadına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iki adet çekin bedelsiz olduğuna dair menfi tespit istemine ilişkin olup, ispat yükü çekin keşidecisi olan davacıya aittir. Davalı vekili, çeklerin daha önceki mal alımları nedeniyle cari hesaba mahsuben alındığını, ödemelerden sonraki cari kayıtlar incelendiğinde de davacının iddiasının doğru olmadığının anlaşılabileceğini savunarak 2008 ve 2009 yılı defterlerini ibraz etmiştir. Ne var ki bilirkişi kök ve ek raporunda taraflar arasındaki 2008 yılındaki ilişki incelenerek görüş bildirilmiş, davalı vekilinin gerekçeleri de belirtilerek davacı ve davalı arasındaki ilişkinin bütünüyle incelenmesine yönelik itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. Mahkemece bu yön üzerinde durularak konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825,00-TL duruşma vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.