Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12992 E. 2011/1010 K. 02.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12992
KARAR NO : 2011/1010
KARAR TARİHİ : 02.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 21.5.2009
No : 1007-329

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden T…. A.Ş.ile … Bank vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflasın ertelenmesini talep edenler vekili, müvekkili şirketlerin otomotiv ve otomotiv ürünleri ile bilumum et ve et ürünleri ticaretiyle uğraştıklarını, ekonomik krizin etkisiyle borca batık hale geldiklerini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıklıktan kurtulmalarının mümkün olduğunu belirterek müvekkili şirketlerin iflaslarının bir yıl süreyle ertelenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, konularında uzman bilirkişilerin gerekçeli ve dosya kapsamına uygun raporları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin iyiniyetli olduğu, yeni kaynak girişi öngörüldüğü, iflas erteleme kararı verilmesinin alacaklıların menfaatine aykırı olmayacağı belirtilerek iflas erteleme talep eden şirketlerin iflaslarının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller Alternatifbank ve … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, müdahiller vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından Mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle; her iki şirketin borca batık olduğu, … Yedek Parça Ltd. Şirketinin iyileştirme projesinde öngörülen 400.000. TL nakit sermaye artırımının yerine getirileceği ve diğer tasarruf tedbirlerinin uygulamaya konularak projeye sadık kalınacağı düşüncesiyle iflâsın ertelenmesine olumlu bakıldığı, … Galeri Gıda Ltd. Şirketinin 490.726. TL ödenmemiş sermayesi bulunduğu, ortaklar kurulunun sermaye artırımı kararı almasının olumlu bir gelişme olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi kurulunun raporu hükme esas alınarak talepte bulunan şirketlerin iflâsının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi iflâsın ertelenmesinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının nedeni şirketin borca batıklığının belirlenmesinin ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespitinin hâkimde olmayan, olması da beklenmeyen özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmesidir. Bu özel ve teknik bilgilerin tüm ayrıntıları ile mevcut olması bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının ön koşulu olup, ancak bu bilgilere dayalı bilirkişi görüş ve düşünceleri dikkate alınabilir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin sadece aktif, pasif ve borca batıklık rakamlarına yer verilmiş olup, bir şirket bilançosunda bulunması gereken diğer unsurlara yer verilmemiştir. Bilanço bilgilerinden ve dolayısıyla yeterli özel ve teknik bilgilerden yoksun bir görüşün isabeti Yargıtay tarafından denetlenemeyeceği gibi, özel ve teknik bilgilerden çok sübjektif görüşlere, varsayımlara ve yorumlara dayalı rapora da salt bilirkişi raporu olması nedeniyle itibar edilemez.
3) İflâsı ertelenen … Galeri Gıda Ltd. Şirketinin ödenmemiş sermayesinin 490.726 TL olması nedeniyle iflâsın ertelenmesi talebi samimi kabul edilemeyeceği gibi, ödenmemiş sermayesi olan bir şirketin, sermaye artırımını içeren iyileştirme projesinin de ciddi ve inandırıcı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle yukarıda yapılan açıklamalar ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlar çerçevesinde konusunda uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Kararı temyiz eden müdahiller vekillerinin yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenden dolayı sair temyiz itirazlarının reddine oyçokluğuyla, (2), ve (3) numaralı nedenden dolayı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün oybirliğiyle BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 2.2.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

– K A R Ş I O Y Y A Z I … I –
İflasın ertelenmesini isteyen şirketler ayrı tüzel kişiliği bulunan alacaklıları, borçluları farklı olan şirketlerdir. Bu şirketlerin aynı gruba dahil olmaları veya bir alacaklıya asaleten yada kefaleten borçlu olmaları iflasın ertelenmesi talebinde birlikte bulunabileceklerine gerekçe yapılamaz.
Şirketler arasında talep konusu bakımından bir teselsül bulunmadığı gibi iflasın ertelenmesi talebinin her biri için aynı sebepten doğduğu da kabul edilemez. Çünkü, her bir şirketin bilançolarındaki aktif ve pasif kalemleri buna bağlı olarak alacaklıları, borçluları farklıdır.
Talepte bulunan şirketlerin durumlarının kötülüğü ayrı ayrı vakıalara dayanmaktadır.
Nitekim, Yüksek Yargıtay aynı işyerinde çalışan işçilerin, o işyerinin sahibi (aynı işveren) ile yapmış oldukları aynı içerikteki hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için birlikte dava açamayacaklarına karar vermiştir. (HGK. 18.04.1956 T/36-29, HGK. 11.12.1951 4/177-135; HGK. 03.10.1957 83/79 ve TD. 11.03.1955 1366/1857)
Öte yandan, doktrinde de görüşler de Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 43. maddesindeki şartlar bulunsa bile birden fazla borçluya karşı birlikte iflas davası (İİK. 156 vd.) açılamayacağı yönündedir (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt 3. sh.3351). Bu da birden fazla borçlunun hasımsız olarak açılan istemde iflasın ertelenmesi talebinde bulunamayacaklarının göstergesidir.
İcra İflas Kanunu’nun 179. maddesinde de, kanun koyucu iflasın ertelenmesi talebi bakımından “ŞİRKETLER VEYA KOOPERATİFLER” dememiş, aksine “ŞİRKET VEYA KOOPERATİF” demek suretiyle iflas ve iflasın ertelenmesi taleplerinin ayrı ayrı açılabileceğini, davacının çoğul değil tekil olduğunu göstermiştir. Bunun aksinin kabulü Yasa’nın lafzi yorumuna da aykırıdır.
İflasın ertelenmesi taleplerinin grup şirketleri tarafından birlikte açılması, bunların ayrı ayrı yatırmaları gereken harçtan kaçınmalarına da imkan verecektir. Harçlara dair düzenlemeler kamu düzeninden sayıldığından başlı başına bu husus bile birden çok tüzel kişinin birlikte iflasın ertelenmesi talebinde bulunmalarına engel teşkil etmektedir.
Borca batıklığın tespit edildiği, ancak iyileştirme projesinin yeterli görülmemesi durumunda erteleme talebinin reddiyle bunun sonucu olarak talepte bulunanın iflasına karar verileceği gözetildiğinde birden çok borçlunun aynı davada iflası istenemeyeceği gibi birden çok borçluda iflasla sonuçlanabilecek olan iflasın ertelenmesi talebinde bulunamazlar.
Öncelikle açıklanan bu nedenlerle yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun (1) nolu bentteki birden fazla borçlu tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunabileceği şeklindeki görüşlerine katılamıyoruz.2.2.2011