YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13249
KARAR NO : 2010/14492
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarih : 29.5.2008
No : 1182-508
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin mevduatını davalı bankada değerlendirdiğini, 1.3.2007 tarihinde vadeli hesabında 60.000 TL parası olduğunu, bunu hesap cüzdanına işlettiğini ancak Ağustos ayı başlarında hesabını kontrol ettiğinde parasının olmadığını öğrendiğini, banka personeli …’in savcılıkta müşteri paralarını aldığını beyan ederek suçu kabul ettiğini, müvekkilinin hesabından alınan paranın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, yetkili mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, tüzel kişiliği olmayan banka şubesine dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olup, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının elindeki sahte kayıtlı hesap cüzdanının gerçeği ve banka kayıtlarını ihtiva etmediğini, davacının dava tarihi itibariyle bankadan herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece davacı delili olan hesap cüzdanının bir kısmının bilgisayar vasıtası ile yazıcıdan çıktı alınarak belirlendiği, alt bölümüne ise yeni devir bakiyesi altındaki yazının altındaki “1.3.2007” tarihi ile “bakiye” “60.000 YTL” yazılarının elle yazılıp, … tarafından imzalanıp, kaşelendiği, BK’nun 55.maddesine göre başkalarını çalıştıran kimse, yanında çalıştırdığı kimselerin ve işçilerin işlemini gördükleri sırada yaptıkları zarardan sorumlu olup, şu kadar ki , böyle bir zararın doğmaması için durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiğini veya dikkat ve özeni göstermiş olsaydı bile zararın doğmasına engel olamayacağını ispatlarsa sorumlu olmayacağı, bu çerçevede dava konusu olaya bakıldığında davalı banka ile uzun süredir birlikte çalışan davacının bankaya yatırdığı paranın banka kayıtlarına geçmesi için işlerinin bilgisayar sistemi üzerinde yapılması gerektiğini biliyor olması gerektiği, bankanın müşterilerinin aldatılmasını önlemek için bilgisayar sistemi üzerinden hizmet vermekte olup bu sistem üzerinden işlemler yapıldığı sürece sahte imza ile para çıkışı yapılması dışında müşterilerinin aldatılmasının söz konusu olmayacağı,
dolayısıyla bankanın BK’nun 55.maddesi gereğince istihdam edene yüklenen yükümlülüğü yerine getirdiği, banka çalışanının bu sistem dışına çıkarak davacının da rızası ile düzenlendiği banka sistemine uymayan ve banka sisteminde görülmesi mümkün olmayan bankaya yatırıldığı iddia edilen 60.000 YTL’nin hesapta bulunmaması nedeni ile bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Banka adam çalıştıran sıfatı ile sorumludur. Adam çalıştıranın sorumluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklemiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın , kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır.
Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Adam çalıştıran görülecek işe uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip bir kişi seçmekle yükümlüdür. Bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluktan kurtulabilmesi için gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini kanıtlaması gerekir.
Birer güven kurumu olan bankalar, objektif özen borcu gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumludurlar. (Y.H.G.K.’nun 15.6.1994 tarih, 1994/11-178 Esas, 1994/998 Karar)
Somut olayda davalı bankada müdür yardımcısı sıfatıyla çalışan dava dışı kişinin, davacının mevduat hesabına yatırmak üzere banka ortamında aldığı ve karşılığında bankaya ait yetkili imza ve banka kaşesinin bulunduğu hesap cüzdanını elle de olsa doldurup verdiği ancak parayı zimmetine geçirdiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki ilkeler çerçevesinde olaya bakıldığında davalı bankanın kendi çalışanın eyleminden sorumlu olduğunun kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.