YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1351
KARAR NO : 2010/10414
KARAR TARİHİ : 29.09.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29.04.2009
Nosu : 663-245
Davalılar : 1- … A.Ş.(T.Elektrik Dağıtım A.Ş. … Elektrik Dağ.Mües.Müd.)
vek.Av. … 2- … vek.Av….
Taraflar arasındaki muarazanın men’i-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan … arasında Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması bulunduğunu, davalıların bu sözleşmeye aykırı olarak ve EPDK kararı olmaksızın % 33 oranında iletim sistemi kullanım bedelini artırdığını ileri sürerek muarazanın önlenmesine ve müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen toplam 11.937.507.199.-TL.nin fiili ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, iletim bedelinin artırılması için EPDK kararı gerekmediğini, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 28.maddesi gereğince onaylı dağıtım sistem fiyatları üzerine TEİAŞ tarafından yansıtılan bedelin davacıya fatura edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş.Bilecik İl Müd.vekili uygulanmakta olan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması’nın iletim ve dağıtım sistemlerine bağlantı ve kullanılmalarıyla ilgili hükümlerin, elektrik piyasasını düzenlemekle tek başına yetkili kılınan EPDK’nın onayına tabi olduğunu, ortada müvekkilinin sorumlu tutulacağı bir uygulamanın bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, EPDK’nın 28.05.2004 tarihli ve 3230 sayılı Kurul Kararı’nda yer alan dağıtım sistemi içinde iletim bedelinin yer almadığı, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 28.maddesi uyarınca iletim bedelinin … tarafından belirleneceğinden bu belirlenen miktarın EPDK tarafından onaylanmasının söz konusu olmadığı, davacının itirazının olmadığı dönemde iletim bedelinin 303.-TL/kwh olarak belirlendiği ve dağıtım bedeline eklenerek davacıdan tahsil edildiği, sözleşmenin davacı ile davalılardan Osmangazi A.Ş.arasında imzalandığı, diğer davalının sözleşmenin tarafı olmadığından husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın husumetten, davalı …Ş.hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
../..
Sayfa -2-
Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Bundan sonra eski tüzel kişiye karşı dava açılamaz.
Burada ölü kişi hakkında dava açılmasına benzer bir durum vardır. Şirket tüzel kişiliğinin son bulması, davadan önce meydana gelmişse, varlığı kalmamış bir şirket aleyhine açılmış olan dava reddolunur (Bkz.Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Beşinci Baskı 1990, sh.630, Yargıtay 10….12.10.1973 tarih, 573/744, 25.06.1974 tarih 3109/4047, 29.03.1974 tarih 2025/2963 sayılı kararları).
Somut olayda davacı davaya konu sözleşmeyi … Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü ile imzalamış ve dava bu müessese müdürlüğü aleyhine açılmıştır. Dosya kapsamından anılan davalının, dava tarihinden önce tüzel kişiliğine son verildiği anlaşıldığından bu şirket aleyhine açılmış olan davanın da reddi gerekmektedir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.