YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13536
KARAR NO : 2011/1902
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.sıfatıyla)
Tarih : 07.09.2010
No : 265/143
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesinin uzatılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflas erteleme kararının uzatılmasını talep eden vekili, müvekkili hakkında 12.05.2009 tarihinden itibaren bir yıl süreyle iflasın ertelenmesi kararı verildiğini, bu süre içinde iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulandığını, borca batıklıktan kurtulmak amacıyla gerekli her türlü çabanın gösterildiğini, ancak şirketin özvarlığının halen menfi olduğunu belirterek iflas erteleme kararının bir yıl süreyle uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, şirket merkezinde yapılan keşiften sonra serbest muhasebeciden alınan bilirkişi raporuna göre son bir yıl içinde 160.233 TL eski borç ödendiği, şirket ortaklarının şirket borcunu şahıslarına ait gayrimenkullerin takası suretiyle ödeme konusunda alacaklı … Kırmızıtaş ile protokol yaptığını, pazarlama ve satış konusunda sıkıntı olmadığını, işletmenin faal olduğunu belirterek iflasın ertelenmesinin 12.05.2010 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzatılmasına karar verilmiş, hüküm müdahil … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Mahkeme iflâsın ertelenmesine karar vermiş, dilekçi şirket vekili tarafından iflâsın ertelenmesinin bir yıl süreyle uzatılması talep edilmiştir. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre yeniden tespit edilmeli ve borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Bir yıllık erteleme sürecinde iyileştirme projesinin hangi ölçüde uygulandığı veya başarılı olduğunun tespiti amacıyla borçlu şirketin bilançoları ve kayyım raporları da gözetilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının, varsa alınması gereken ek tedbirlerin belirlenmesi ve iflâs erteleme koşullarının devam edip etmediği özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Vakıfbank ile protokol yapılarak bir kısım borcun ödenmiş olup bakiyesinin ödenmesinin ortaklarca taahhüt edildiği, Gediz Elektrik A.Ş.’ye 160.000. TL eski borç ödendiği, şirketin iyileşebilir ve borcunu ödeyebilir olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesinin uzatılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcılık niteliğini koruyup korumadığı, uygulamaların iyileştirme projesine uygunluğu, gerçekleştirilen performans, gerekli görülüyorsa alınması gereken ek tedbirler birlikte değerlendirilerek, periyodik ve karşılaştırmalı olarak şirketin borca batıklık durumundaki değişiklikler analiz edilmelidir. Özellikle müdahil vekillerinin itirazları denetime uygun ve ayrıntılı şekilde yanıtlanmalıdır. Oysaki hükme esas alınan bilirkişi raporunda borca batıklık belirlenirken binanın değeri rapor tanziminden yaklaşık üç yıl önce saptanmış değer tespitine göre hesaplanmış olup, tesis, makine, cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar 30.4.2010 tarihli mizandaki değerine göre borca batıklık bilançosuna aktarılmıştır. İflasın ertelenmesinin uzatılması talebinde bulunan şirketin borca batıklık bilançosunun usulüne uygun şekilde belirlenmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kayyımın 2.6.2010 tarihli raporunda; şirketin vergi ve sigorta primi borçları sebebiyle inşaat taahhüt işleri almakta zorlandığı, önümüzdeki günlerde yeni bir şirket kurarak bu sıkıntının aşılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Bu durumun kanuna karşı hile teşkil etme ihtimali bulunduğu, kurulacak yeni şirketin kayyım ve dolayısıyla mahkeme denetiminde olmayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda iflasın ertelenmesi talebinde bulunan şirketin vergi ve sigorta borçlarını ödeme ve dolayısıyla alacaklılarına eşit davranma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği üzerinde durulmalıdır. Öte yandan alacaklıların menfaatlerini korumakla da yükümlü olan kayyımın, böylesine bir girişime olumlu yaklaşması, mahkemenin kayyım üzerindeki denetim ve gözetim yükümlülüğünün gerekleri açısından ayrı bir inceleme ve değerlendirme yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Şirketin gelir kaynağı olarak SS Bağevleri Kooperatifi ile yapılacak inşaatlardan 466.960 TL ve MKS İnşaat Ltd. Şti ile yapılan taşeronluk sözleşmesi uyarınca yapılacak işlerden 1.779.800 TL gelmesi öngörülmüş ise de yukarıda açıklanan nedenle bu işlerin gerçekleşmesinin zor olduğu, henüz bu işlere de başlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu işlerden beklenen gelirlerin somut ve gerçekleşebilir olup olmadığı araştırılmadan somut bir tedbir olarak kabul edilmesi isabetsizdir.
4-Mali müşavir tarafından hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda açıklanan nedenlerle eksik ve yetersiz olup, sadece mali müşavirin uzmanlığı da bu konuda tek başına rapor hazırlamaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde konusunda uzman inşaat mühendisi, hukukçu ve mali müşavir kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan yeniden rapor almak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olup, soyut ve genel nitelikteki bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 16.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.