YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13873
KARAR NO : 2011/8169
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı borçlu şirketler arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde diğer davalıların kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara noter kanalı ile ihtarname keşide edilip takibe geçildiğini, ancak davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili … A.Ş.nin kredi sözleşmelerinde, teminat mektuplarında ve çeklerde taraf olmadığını, zaten davacı banka vekilinin 06.08.2008 tarihli dilekçesi ile davalı … A.Ş.hakkındaki takipten vazgeçip, bu davalı için davanın konusuz kaldığını ifade ettiğini, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesi uyarınca müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının haksız takibe geçmesi nedeni ile davacı aleyhinde İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca tazminata karar verilmesi gerektiğini öne sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı banka ile davalı … San.A.Ş.arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde davalılar …, …. ve …’ın kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, diğer davalı … A.Ş.nin kredi sözleşmesinde herhangi bir sıfatının bulunmadığı, zaten davacının bu davalı hakkında takipten feragat ettiği, davacının talep tarihi itibari ile sözleşmede taraf olan davalılardan kredi sözleşmeleri nedeni ile alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın davalı … A.Ş.yönünden konusuz kalması nedeni ile bu davalı yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulü ile davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 5766 Sayılı Kanun’un 11.maddesinin (ç) bendi ile değişik 123.maddesi uyarınca davacı bankanın harçtan muaf olmamasına rağmen mahkemece davanın kabulü oranında harca hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle dava konusu işlemin harçtan muaf olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde harcın iadesine karar verilmesi doğru değildir.
2-Davacı banka vekilinin temyizine gelince; takibe konu teminat mektuplarının hangi tarihte davacı bankaya iade edildiği hususunda, dosyada bir açıklık yoktur. Bilirkişi raporunda, takip tarihinden sonra iade edildiği belirtilmiş olmasına rağmen, davacı banka vekili, dava tarihinden sonra iade edildiğini savunmaktadır. Mahkemece bu hususta araştırma yapılıp, sonucuna göre davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
3-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.