Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13954 E. 2011/3939 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13954
KARAR NO : 2011/3939
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı ….. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.9.2008 tarihli kömür alım-satım akdinin bağıtlandığını, müvekkilinin daha sonra malı almaktan vazgeçtiğini, kömür bedeli olarak davalıya 250.000.-USD ödeme yapıldığını, ödenen tutarın iadesi için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satışı yapılacak kömürün stok halinde hazır olarak bulundurduğunu, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshi nedeniyle 500.000.-USD zarara uğradığını, bu miktarın 250.000.-USD’sinin zararlarına karşılık mahsup edildiğini bildirerek davanın reddini birleşen davada ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.-USD akde aykırılık nedeniyle uğradığı zararın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalıya kömür alım bedeli olarak 250.000.-USD ödeme yapıldığı, bunun karşılığında herhangi bir kömür alınmadığı, davacının sözleşmeden vazgeçtiği, taraflar arasında yapılan sözleşmede sözleşmeden cayma halinde herhangi bir tazminat ve ceza-i şartın kararlaştırılmadığı, yapılan sözleşmeye göre peşin olarak kararlaştırılan ücretin de ödenmediği, sözleşmenin yazıldığı şekilde kurulamadığı, davalının kömürleri hazır tuttuklarına ilişkin delil sunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, % 40 tazminata, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 27.9.2008 tarihli kömür satım sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme gereğince davacı alıcının 400.000.-Dolar peşin 845.000.-USD’nin taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirketin bu sözleşmede gösterilen ödemeleri kömür fiyatlarında meydana gelen düşüşlerden dolayı süresinde yapmaması nedeniyle davalı satıcının uğramış olduğu zararlar nedeniyle 18.2.2008 tarihli faturayı kesip davacı alıcıya tebliğ ettiği, keza davalı satıcının 17.12.2009, 12.1.2009 tarihli ihtarları davacı alıcıya keşide ettiği daha sonra davacı alıcının sözleşmeyi feshettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözümünde en önemli husus davacı alıcının sözleşmede yazılı edimlerini yerine getirmemesine rağmen sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığının tespitinde toplanmaktadır. Nitekim mahkemece de, bu konunun saptanması için rapor alınmış ise de, alınan bu rapor yukarıda açıklanan hususları irdeleyen ve Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesinin haklı fesih olup olmadığı saptanıp, feshin haklı olmadığı sonucuna varılması durumunda davalının fatura ve ihtarlarında bildirdiği zararlar yönünden delillerini ibraz olanağı sağlanarak, zarar miktarı saptanıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.