Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14009 E. 2011/7257 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14009
KARAR NO : 2011/7257
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava satılan mal bedeli 937.285,72 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili aldıkları önceki malların bedelini nakden ya da hurda vermek suretiyle ödediklerini, dava konusu malların ise müvekkiline hiç teslim edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna ve malların teslimi hususunda davacıya hatırlatılan yemin teklif etme hakkının kullanılmaması üzerine ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 84 üncü maddesine göre usulüne uygun tutulmamış defterler sahibinin aleyhine delil teşkil ederler. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının faturaları defterine kaydettiği belirtilmiştir. Bu durum malların teslim alındığına karine teşkil eder ve davalının malın gönderilmesinin beklendiği ve gönderilmeyince pişmanlık işlemi yapılarak vergi kaydının düzeltildiği yönündeki savunmasına itibar edilemez.
Öte yandan sevk irsaliyesine ilişkin düzenlemeyi içeren Vergi Usul Kanunu’nun 230 uncu maddesinin 5 numaralı bendine göre malın sevki ve taşınması sırasında bu irsaliyenin düzenlenmesi şarttır. Uygulamada malın teslimi ile sevk irsaliyesi alıcıya imzalatılmakta ve bir nüshası kendisine verilmektedir. Davacı sattığını iddia ettiği mallara ait sevk irsaliyesini davalı yanında çalışan … ’e imzalattığını bildirmiş ve bu suretleri sunmuştur. Üstelik davalı da, imzasız olduğunu beyan etmekle birlikte mallara ilişkin sevk irsaliyelerinin kendisindeki kısımlarını mahkemeye ibraz etmiştir. Bütün bu olgular bir arada değerlendirildiğinde malların davalı tarafından teslim alındığının kabulü gerekirken, icapsız olarak davacıya yemin teklif etme hakkı da hatırlatılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.