YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14049
KARAR NO : 2011/8240
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek, müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkili ile dava dışı … arasındaki ticari ilişki neticesi ciro yoluyla müvekkiline geçtiğini, davacıya ait birçok çekin değişik tarihlerde bu şekilde işlem görüp tahsil edildiğini, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü şahıs durumunda olup, borçlulardan alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, çekteki imza ile mukayese belgelerdeki imzalara kıyasla aynı el ürünü olmadığı, her ne kadar davalı tarafından tahsil edildiği ve bu şekilde verilen çekler olduğu ve incelemede sunulan çekler ile dava konusu çekteki imzanın aynı el ürünü olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu çekin sunulan çeklerden farklı olup, dava konusu çeki de imzaladığı anlamına gelmeyeceği, çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı ve bu hususun herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne davacının 10.09.2004 tarihli, 9700837 nolu, 9.850.-TL.tutarlı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı İcra Hukuk Mahkemesinde ve mahkemede medarı tatbik imzaların incelenmesi suretiyle düzenlenen bilirkişi raporlarında belirlenmiş ise de; daha önce, davacıya atfen imzalanan ve davacının da ödediği üç adet çekteki imzalar ile davaya konu çekteki davacıya atfen atılı imzanın aynı el ürünü olduğunun kesin olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, önceki ödenen çeklerdeki imzalar dava konusu çekteki imzanın aynı el ürünü olması ve öncekilerin de ödenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, takip ve dava konusu çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Takip ve dava konusu yapılan çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı İcra Mahkemesi’nce ve mahkemece alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. Sahtelik def’i herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’ilerdendir. İmzanın keşideciye ait olmadığı tespit edilemediğine göre keşideci bu çekten dolayı sorumlu tutulamaz. Daha önce ödenen çeklerdeki imza ile dava konusu çekteki imzanın benzer olması keşideciyi bu çekten dolayı sorumlu tutmak için yasal bir neden olarak kabul edilemez. Davalı, bu çekin davacı tarafından huzurunda imzalandığını savunmadığına göre davacı bu çek nedeniyle sorumlu tutulamaz.
Davanın reddine ilişkin karar isabetli olup, hükmün onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına ilişkin görüşüne katılamıyorum.