YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14054
KARAR NO : 2011/8242
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, ortaklığı bulunduğu … Plastik Ltd. Şti. adına davalı bankadan Mart 2004 tarihinde kredi kullanarak kendisine ait taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettirdiğini, müvekkilinin 2005 yılında şirket ortaklığından ayrıldığını ve borç ödendiğinden davalı bankaya müracaat ederek ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini ancak gönderilen ihtarnameye rağmen de ipoteğin kaldırılmadığını bildirerek söz konusu ipoteğin, ipoteğe konu kredi sözleşmesindeki borcun ödenmesi nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fekki istenen ipoteğe ilişkin düzenlenen resmi senet gereğince ipoteğin süresiz olarak verildiğini, davacının , kendisi ortaklıktan ayrıldıktan sonra dava dışı şirkete 2006 yılında kredi kullandırılmasından sonra 28.05.2007 tarihinde ipoteğin fekki için ihtarname gönderdiğini, ihtar tarihinde borçlu şirketin borcu olması ve ipoteğin kullanılan ve ileride kullanılacak kredinin teminatı olması nedeniyle fek edilmediğini, dava dışı şirketin borcundan dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, takibin devam ettiğini, alacağın sonlandırılması nedeniyle de ipoteğin fekkinin hukuken mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının 2004 yılında çektiği kredinin ödendiği, davacının 30.12.2005 tarihinde ortaklıktan ayrılmış olup dava dışı şirketin söz konusu krediyi 01.03.2006 tarihinde kullandığı, her ne kadar 2004 tarihli kredi sözleşmesinin 1. maddesinde ipoteğin dava dışı şirketin doğacak borçlarının teminatı olarak verildiği belirtilmiş ise de, davacının ortağı bulunmadığı bir şirketin borcuna istinaden taşınmazı üzerindeki ipoteğin devam etmeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu ipoteğin dayanağı olduğu iddia edilen Mart 2004 tarihli kredi sözleşmesi dosyada bulunmadığı gibi mahkemece bu sözleşme yönünden herhangi bir inceleme de yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu 24.03.2004 tarih ve 669 yevmiye nolu 150.000 TL bedelli ipotek akit tablosunun “Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O merkez ve şubeleri ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı; kambiyo senetlerinin iskonto ve iştirasından namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş ve verilecek teminat ve kefalet mektuplarından ve bankanın merkez ve şubelerinin borçlu, keşideci, muhatap, ciranta, aval, kefil, müşterek borçlu, yediemin ve sair sıfatlarla imzasına havi olarak işleme kabul ettiği kambiyo senedi, mukavele, sözleşme, taahhütname v.s ile ithalat, ihracat ve bilumum kambiyo ve kısa, orta, uzun vadeli vs borçlarını, ana para ve buna ek olarak akdi faizler, temerrüt faizleri ve komisyonları v.s, her türlü masrafı karşılamak üzere banka lehine 1. dereceden ve fekki bankaca bildirilinceye kadar hüküm ifade etmek üzere süresiz olarak ipotek etmeyi kabul ettiğini….” şeklindeki hükmü de dikkate alınarak mart 2004 tarihli kredi sözleşmesi celbedilip bu sözleşmedeki maddeler ile 01.03.2006 tarihinde imzalanan ve dosyada bulunan sözleşmenin maddeleri birlikte değerlendirilerek, gerekirse bu hususta konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.