Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14250 E. 2011/8442 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14250
KARAR NO : 2011/8442
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, asıl ve bileşen davada davalı şirketin müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmazları 1.5.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira bedellerinin Amerikan Doları olarak belirlendiğini, davalı şirketin 7.11.2005 tarihinden 5.4.2007 tarihine kadar olan kira bedellerinde sözleşmedeki artış şartına uymadığını, 18 aya ait kira farkı alacağı için icra takipleri yapıldığını ancak haksız olarak davalının icra takiplerine itiraz ettiğini iddia ederek davalının asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerine vaki itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen dosyaya verdiği cevap dilekçelerinde, müvekkilinin uyarlama kararı ile belirlenen kira bedelini her ay düzenli ödediğini ve ödemekte olduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde, kira müddeti boyunca her yıl ödenmesi gereken aylık kira bedeline ilişkin hüküm ve düzenlemenin uyarlama kararı ile ortadan kalktığını, kira bedeline ilişkin düzenlemenin yerini uyarlama kararı ile belirlenen aylık kira bedellerinin aldığını, davacı tarafın takiplerde talep ettiği kira farkı alacaklarının yasal dayanağı bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre asıl davada davacının takip tarihi itibariyle 7.666,31 TL asıl ve 489.91 TL işlemiş faiz alacağı, birleşen davada 9.460,16 TL asıl ve 266,78 işlemiş faiz alacağı bulunduğu, takiplere konu alacakların likit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.