Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14499 E. 2011/8372 K. 22.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14499
KARAR NO : 2011/8372
KARAR TARİHİ : 22.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı kişinin müvekkilinin kimlik bilgilerini ele geçirip davalıdan kredi kartı alıp kullandığını, davalı bankanın müvekkili aleyhine kredi alacağının tahsili için icra takibi yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçek olabileceği dikkate alınarak icra takibinden feragat ettiklerini belirterek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının dava açıldıktan sonra icra takibinden feragat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya toplam 10.815,15 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/I maddesine göre, “Bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması hâlinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.” Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.