Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14570 E. 2011/8769 K. 29.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14570
KARAR NO : 2011/8769
KARAR TARİHİ : 29.06.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullanan davalının borcunu ödememesi üzerine kredi alacağının tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalının 3.801,08 TL asıl alacak, 2.660,75 TL işlemiş faiz, 133,03 TL BSMV’ye itirazının iptaline, % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının likit (bilinebilir) nitelikte olduğu gözetilerek İcra ve İflâs Kanunu’nun 67’nci maddesi hükmü gereğince davacı alacaklı yararına hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davalının temyizine gelince; Davacı 3.801,08 YTL’si asıl alacak olmak üzere toplam 6.976,49 YTL alacağın tahsili için icra takibi yapmış, itiraz dilekçesinde davalı borcunun 2.000,00 YTL olduğunu kabul ederek bakiye borç miktarına ve fer’ilerine itiraz etmiştir. Başka bir anlatımla itiraz kısmi itiraz niteliğindedir. Davacı bu miktarı toplam alacaktan düşerek 4.976,49 YTL üzerinden dava açmıştır. Bilirkişi raporunda davalının kısmi kabulü dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı gibi mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak davalının kısmi itirazı gözetilmeden hüküm kurulmuştur. Yine takip talebinde asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istenmişse de mahkemece verilen kararda 3.801,08 TL asıl alacak, 2.660,75 TL işlemiş faiz ve 133,03 TL BSMV’ ye itirazın iptali şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Bu hal takipten sonra faize faiz yürütülmesine imkan vermesi sonucunu doğurduğundan B.K.’nun 104/son maddesi hükmüne aykırıdır. Yine davalı yargılama sırasında 29.01.2008 tarihli dekontla takip tarihinden önce 1.000 TL ödediğine ilişkin ödeme def’inde bulunmuşsa da bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçesinde bu konuda değerlendirmeye rastlanamamıştır. Bu durumda Mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları ve dosyadaki deliller üzerinde yeniden inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.