Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1462 E. 2010/3179 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1462
KARAR NO : 2010/3179
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapudaki ipotek kaydının terkini davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkilinin dava dışı …’dan satın aldığı taşınmaz üzerinde davalı banka lehine …’nun borcundan dolayı 3.000.000.000 TL’lik ipotek tesis edildiğini, bankaya olan kredi borcu sona ermesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek müvekkiline ait gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edilerek tapu kaydındaki ipotek kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, lehine ipotek verilen …’nun müvekkili banka şubesine Kooperatif Kredileri Sözleşmesinden doğan ve borçlular ile müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet ve garanti şerhi sözleşmesi hükümleri gereğince borçlu olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, ipoteğin fekki için ipotek bedeli olan 3.000.00 TL’nin ödenmesi gerektiği, davacılar vekilince ipotek bedeli verilen süre içerisinde mahkeme veznesine depo edildiğinden davanın kabulüne, ipoteğin tapu kaydından terkinine, davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırılan ipotek bedeli 3.000.00 TL’nin davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu ipoteğin davalı bankanın doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı olarak tesis edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı banka dava dışı borçlu …’dan halen alacaklı olduğunu savunmuş, davacı taraf ise ipotekle teminat altına alınan kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, yargılama sırasında ipotek limitini ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenmiş bulunan yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 23.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.