YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14979
KARAR NO : 2011/3337
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, taraflar arasındaki 3.12.2004 tarihli Direkt Satış Noktası Sözleşmesi uyarınca, davalının sadece müvekkilinin satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin satış ve reklamını yapması gerekirken rakip firmanın ürünlerinin satışını yaptığı, bu durumun tespit edilerek sözleşmenin feshedildiğini belirterek cezai şart, bedelsiz ürün bedeli ve sözleşme gereği yapılan ödemelerin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile cezai şart alacağını 16.000 USD’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, cafe işleten müvekkilinin sadece tek bir şirketin malını satmasının mümkün olmadığını, sözleşme hükümlerinin rekabet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yalnız belli bir marka içecek satışı yapılmasına ilişkin sözleşmenin rekabeti engellediği, dolayısıyla başka şirkete ait bir ürünün satışı nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği belirtilerek cezai şart isteminin reddine, ancak sözleşme gereği verilen bedelsiz ürün ile fatura karşılığı yapılan ödemelerin tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin istemi üzerine Rekabet Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen 24.4.2009 tarih ve 865 sayılı yazı bilirkişi raporunda tartışılmamış olup, davacı vekilinin bu yazıya istinaden yaptığı itirazlar incelenmemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin itirazları da karşılanmak suretiyle konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 16.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.