Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1797 E. 2010/11989 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1797
KARAR NO : 2010/11989
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili …’ın diğer müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin davalıya 1.000.000.000.-TL.bedelli senet verdiğini ancak senedin tahrif edilerek 31.000.000.000.-TL. bedelli hale getirerek takibe koyduğunu, bunun üzerine Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını, ancak tarafların anlaşması üzerine davanın sulhle sonuçlandığını, buna rağmen davalının sulh protokolünü kabul etmediğini ve protokolde davalı adına imzası bulunan vekilini azlettiği gerekçesiyle takiplere devam ettiğini, bu nedenle Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesinde menfi tespit davası açtıklarını mahkemece Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde daha önce açılan dava sonucu verilen hüküm nedeni ile davayı reddettiğini, bu nedenle bu davaya açma zarureti doğduğunu belirterek taraflar arasında imzalanan 15.11.2006 tarihli sulh ve ibra protokolünün geçerliliğinin tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, davacıların daha önce aynı konuda Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2006/205-361 ve Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/162-2009/14 sayılı dosyaları ile iki dava açtığı ve davaların reddedilip kesinleştiği bu davanın aynı konudaki üçüncü dava olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıların aynı konuda, davalı hakkında dava açtıkları ve davanın reddedilip hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, kesin hükmün varlığı bulunması nedeni ile davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.