Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1941 E. 2010/10899 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1941
KARAR NO : 2010/10899
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …Pazarlama Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişki kapsamında bu şirketten alınan mallara karşılık 3.995.-YTL.bedelli bir adet çekin müvekkilince keşide edilerek posta yoluyla gönderilmek istenmişse de, çekin postada kaybolduğunu, sonrasında çek tarihinde tahrifat da yapılarak bir takım cirolarla çekin davalıya intikal ettiğini, davalının da müvekkilinin arasında yer aldığı diğer cirantalar aleyhine takip başlattığını, çek üzerinde lehdar …Pazarlama Ltd.Şti. kaşesinin ve cirosunun da sahte olduğunu belirterek çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin düzgün ciro silsilesiyle çeki elde ettiğini ve böylece iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı yanın bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere defterlerini ibraz etmemesi sonucu iyiniyetli hamil olduğu yönündeki savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK.nun 589.maddesinde öngörülen imzaların istiklali prensibi uyarınca davacı keşideci ciranta imzasının sahte olduğu iddiasıyla sorumluluktan kurtulamaz. Ne varki, somut olayda davacı, çekin keşide tarihi üzerinde tahrifat yapıldığını ve yandaki paraf imzasının taklit olduğunu iddia etmiştir. Bu tür iddialar herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’ilerdendir. Mahkemece bu yön üzerinde durularak imza incelemesi de yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikte toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.