Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2087 E. 2010/11073 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2087
KARAR NO : 2010/11073
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borçtan kurtulma davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı …’un diğer davalılara koyun sattığını ve kendisinden şahit olmasını istediğini ve satım nedeniyle düzenlenen bono üzerine şahit sıfatıyla imza attığını, alım satımla bir ilgisinin olmadığını, aleyhine takip başlatıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın şekil şartlarının gerçekleşmediğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, itirazın yasal sürede yapılmadığını, bono üzerine atılan imzanın kabul hükmünde olup davacının 21.11.2007 tarihli haciz tutanağında borcu ödeme taahhüdünde bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …, açılan davaya bir diyeceği olmadığını bildirmiştir.
Davalı …, açılan davaya bir diyeceği olmadığını, senetteki kefil imzasının kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davaya konu bonoyu şahit sıfatıyla imzaladığı, herhangi bir borç taahhüdü ve hamile karşı ödeme yükümlülüğü altına girmediği gerekçeleriyle davanın, davalı … yönünden kabulüne, davacının takibe konu senet nedeniyle bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının diğer davalılara karşı açtığı davada sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalılar … ve … yönünden sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı …’ın, icra dosyasında bulunan 21.11.2007 tarihli haciz tutanağında “borcu 10 Ocak 2008 tarihinde ödeyeceğim.” şeklinde beyanı bulunmaktadır. Mahkemece davacının bu beyanı üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.