Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2141 E. 2010/12230 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2141
KARAR NO : 2010/12230
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’ın, davacı şirketlerin büyük ortağı ve müdürü olduğunu, davacı …’ın da davacı …’ın kızı olduğunu, davacı şirketlerin ekonomik yönden zor duruma düşmeleri dolayısıyla davalıdan borç para aldıklarını, davacı şirketlerin müşterilerine ait çekleri de vadesinden önce davalı ve birlikte çalıştığı kişilere kırdırdıklarını, bu alışverişin yıllarca sürdüğünü, bu bağlamda davacı şirkete 14 adet çek verildiğini, bu çeklerin arkasının güvence olması için davacılar … ve kızı … tarafından ciro edildiğini, borçlar zamanında ödenmeyince davalının bir çok dosyada takip başlattığını, tarafların 19.10.2006 tarihinde borç miktarı ve ödeme şekli hususunda protokol düzenlediklerini, protokole bağlı olarak müvekkillerince (10) adet makbuz karşılığı 280.000.-TL.ödeme yapıldığını, bundan başka 2008 yılı Nisan-Haziran aylarında 400.000.-TL.ve yine 11.11.2008 tarihinde 550.000.-TL.daha ödenerek borcun kapatıldığını ve davalıdan ibraname aldıklarını, davalının takiplerden feragat etmediğini, son olarak Antalya 5.İcra Müdürlüğünün 2006/2821 ve 2006/8319 sayılı dosyalarında hacizli taşınmazların satışa çıkarıldığını belirterek söz konusu iki takip dosyasından dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların protokol gereği 280.000.-TL.ödeme yaptıklarını, ancak yapılan ödemelerin hangi icra dosyalarından düşüleceğini beyan etmediklerini, dava konusu yapılan icra dosyaları dışında (8) adet daha takip dosyası bulunduğunu, bu nedenle yapılan ödemenin diğer dosya borçlarından mahsup edileceğini, davacı yana ibraname verilmediğini, bu belgenin sahte olarak davacı tarafça düzenlendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacıların davalıdan aldıkları borç para karşılığında 1.094.408.-TL.tutarında 14 adet çek verdikleri, verilen bu çekler nedeniyle dava konusu yapılan icra dosyalarının dışında protokolde belirtilen çeşitli icra dosyaları ile davalı tarafından davacılar aleyhine takip başlatıldığı, davacılar tarafından makbuzlar karşılığı yapılan 280.000.-TL.ödemenin hangi dosya borcuna karşılık yapıldığı konusunda açıklık bulunmadığı, davacıların dayandığı ibranamedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar 19.10.2006 tarihli protokolle protokolde bahsi geçen (10) adet icra dosyasına konu borcun ödeme şekli konusunda mutabakata varmışlardır. Bahse konu protokol çerçevesinde 280.000.-TL.ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir. Davacı ise, protokole konu icra dosyalarından sadece ikisi yönünden menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davacı yanca sunulan tahsilat makbuzlarında ödemelerin protokol gereği yapıldığı ve borçtan mahsup edileceği yazılıdır. Bir başka anlatımla ödemelerin hangi icra dosyasına ilişkin olarak yapıldığı davacı tarafça belirtilmemiştir. Bu durumda mahkemece davacının protokole konu takip dosyalarından dolayı ne kadar borçlu olduğunun tespit edilerek ve yapılan ödemeler hakkında da B.K.nun 86.maddesi hükmü uygulanmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.