YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2186
KARAR NO : 2010/12235
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hüküm fıkrasının 2.bendinin 2.paragrafında “…Harçlar Kanununun 123.maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 1.437.53.-YTL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” karar verilmiştir.
Konuyla ilgili Harçlar Kanununun değişik 123.maddesinin 3.fıkrası, “Anonim, eshamlı komandit ve limitet şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil), bankalar yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler bu kanunda yazılı harçlardan müstesnadır” şeklindedir.
Yasa koyucu, anılan hükümle bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılmak üzere temin edilen kredilere ait bazı işlemlerden harç alınmayacağını öngörmüştür. Bir başka anlatımla bankaların kendi öz kaynaklarından veya diğer kredi kurumlarından temin ettikleri kredileri, genel kredi sözleşmesiyle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız olarak kullandırmaları anılan kural kapsamında değerlendirilemez.
Somut olay bakımından, davacı banka ve dava konusu kredi işlemi harçtan müstesna kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tutar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.