YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/222
KARAR NO : 2010/9714
KARAR TARİHİ : 14.09.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 22.04.2009
Nosu : 333-146
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 5 adet bilgisayar alması karşılığında banka kredi kartından çeşitli tarih ve bedelde toplam 6.307.-TL.ödediğini, bilgisayarların teslim edilmediği ve bu konuda ihtarname çektiklerini ileri sürerek, B.K.nun 106.maddesi gereğince seçim hakkını kullanarak sözleşmenin feshini ve ödediği miktarın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin bayisi dava dışı …’tan alacaklı olduğunu, davacı ile … ’in gelerek …’in borcunu davacının kredi kartı ile ödemek istediklerini belirterek, haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, davalı şirketin defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, davalı savunması, kredi kartı harcamalarına ilişkin slipler, davacının banka ile yazışmaları karşısında davacının kredi kartına ilişkin ödemelerinin bilgisayar alımına ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan bilgisayar alması karşılığında ödeme yaptığını ama malların teslim edilmediğini bildirmiş, davalı ise davacı ile ticari ilişki içinde bulunmadığını, kendi bayisi olan dava dışı …’tan olan alacağını davacının kredi kartı ile ödemek istediklerini bildirmeleri üzerine, bu talebini kabul ettiğini, yapılan ödemelerin dava dışı … ‘in borcuna mahsup edildiğini belirtmiştir.
Davacı yan, yapmış olduğu ödemelerin satın alacağı mala yönelik olduğunu, davalı ise bu ödemelerin dava dışı 3.kişi olan …’ın borcunun kapatılması amacıyla yapıldığını bildirmesine göre, somut olayda ödemelerin 3.kişinin borcunu sonlandırmaya yönelik olduğunun davalı yanca HUMK.nun 288 ve devamındaki delillerle ispat edilmesi gerektiği düşünülmeden, ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.