Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2325 E. 2010/3713 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2325
KARAR NO : 2010/3713
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haczin kaldırılması talebinin yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren yazılı belgeye istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, istem uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, borç senedindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararından 2 gün sonra 25.12.2009 tarihinde alacaklı tarafından icra takibi yapıldığı, icra takibinden sonraki itirazları inceleme görevinin icra mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 265,I hükmüne göre, “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu hüküm uyarınca ihtiyati hacze itirazı inceleme görevi ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye aittir. Somut olayda borçlu vekili bu hükme göre, borç senedindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. İhtiyati hacizde, icra takibine başlandıktan sonra icra mahkemesinin görevi, İİK’nın 266’ncı maddesinin 2’nci cümlesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm ise ihtiyati hacze itirazı değil, teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasını düzenlemektedir. Mahkemece, borçlu tarafından yapılan itirazın İİK’nın 265’inci maddesi çerçevesinde incelenmesi gerekirken, hukukî nitelendirmede yanılgıya düşülerek, icra mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 31.3.2010 günü oybirliği ile karar verildi.