Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2355 E. 2010/3922 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2355
KARAR NO : 2010/3922
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı aleyhine ödenmemiş KDV alacağı için Ankara 16.İcra Müdürlüğünde başlattıkları icra takibinin, davalının yetkiye ve borca itirazı nedeniyle durduğunu, davacının şirket merkezinin Ankara olduğunu, tüm devir ve teslimlerin davalıya Ankara’da gerçekleştiğini, bu nedenle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının kendilerine takip konusu KDV miktarını borçlu olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki icra takibinin nedeninin aralarında 09.03.2007 tarihinde yapılmış bulunan “sonlandırma ve karşılıklı muafiyet devri” sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmede çıkan uyuşmazlıklarda İstanbul (merkez) mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkilerini kabul ettiklerini , ayrıca HUMK.nun 9.maddesi gereğince davalının ikametgahı olan Kadıköy Mahkemelerinin de yetkili olduğunu, 09.03.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödediklerini, dava konusu KDV alacağının kendilerince kabul edilmeyen 07.08.2007 tarih ve A425110 seri numaralı ve 2.415.345.54.TL bedelli faturaya ilişkin olduğunu, kabul etmedikleri faturadan dolayı KDV alacağı doğmayacağını ve sözleşmede KDV’nin ayrıca ödeneceğine dair bir hükmün de bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle reddine, mahkemenin yetkisine yönelik itirazın ise HUMK.nun 23.maddesine uygun bulunduğu gerekçesiyle kabulüne ve mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 23.maddesinin son cümlesi uyarınca yetki itirazında bulunan taraf yetkili mahkemeyi beyana mecburdur. Davalı vekili, yetki itirazında bulunurken yetkili mahkemenin İstanbul veya Kadıköy mahkemeleri olduğunu açıklamış ancak, dava dosyasının bu mahkemelerden hangisine gönderilmesini istediğini bildirmemiştir. Bu şekilde iki yer birden yetkili olarak gösterilerek yapılan yetki itirazı usulüne uygun bir yetki itirazı olarak kabul edilemez. Bu durumda mahkemece yetki itirazının belirtilen gerekçelerle reddine karar verilerek işin esasına girilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.