YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2414
KARAR NO : 2010/9016
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av…. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından keşide edilen ihtarname ile feshedilip sözleşmeden doğan hak ve alacakların ödenmesi isteminden sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin her bir kalem için ve ayrıca sözleşmeden doğan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için davalıya verilmiş olan 18.441.04.-YTL’nin şimdilik 5.000.00-YTL’sinin temerrüt tarihinden işleyecek aylık %5 sözleşmesel faizi ile ve tamamı 20.000.00.-USD olan cezai şart alacağının şimdilik 5.000.00.-USD’sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a.maddesi gereğince hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankasınca belirlenmiş döviz satış kuru üzerinden tahvil olunacak Türk Lirası olarak tahsiline, 84.21.-YTL olan ihtarname giderinin sözleşmesel faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11.6.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşme gereği 20.000.00.-USD cezai şartın ve pazarlama faaliyetine katkıda bulunmak için verilen 18.441.04.-TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının sözleşmedeki gazlı ve kolalı içecekler dışındaki içeceklere yönelik olarak sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, davalıya 18.441.04.-TL katkı payının ödendiğinin anlaşıldığı gibi sözleşmenin 10.maddesinde sözleşmeye uyulmaması halinde 20.000.00.-USD cezai şartın kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği, davalının keşide edilen ihtarname sonunda 5.9.2008 günü temerrüde düştüğü, ancak davalının mevcut ekonomik durumuna göre 20.000.00.-USD’nin BK.nun 161.maddesi gözetilerek %50 oranında indirim yapılması gerektiği, böylece davacının katkı
payı olarak ödemiş olduğu 18.641.04.-TL ile 10.000.00.-USD cezai şartı davalıdan talep edebileceği, ancak taleple bağlı kalınması sonunda davanın kabulüne, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.00.-TL karşılıksız yardım bedelinin temerrüt tarihi olan 5.9.2008’den işleyecek avans faizi ile (aylık %5, yıllık %60’ı aşmayacak şekilde) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5.000.00.-Amerikan Doları cezai şartın temerrüt tarihi olan 5.9.2009’den itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a.maddesi uyarınca kamu bankalarınca Amerikan Doları üzerinden açılan 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalının sözleşmeyi ihlali iddiası ile alacağının bir kısmı hakkında istemde bulunmuş, yargılama aşamasında 11.6.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle saklı tuttuğu alacak miktarını arttırmış, arttırdığı tutar için ıslah harcını yatırmış, aynı günlü duruşma oturumunda mahkemece davacının ıslah dilekçesi verdiği ve dilekçesini harçlandırdığı hususu zapta geçilip, ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilip, beyanda bulunması için süre verilmiştir. Bu suretle mahkemece, davacının HUMK.nun 83 vd.maddelerinde belirtilen usule uygun şekilde ıslahta bulunduğu, ıslah iradesinin belirtildiği 11.6.2009 günlü dilekçede yazılı tutarın dava değeri kabulü ile bu kabulün sonuçlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının ıslah dilekçesi gözetilmeden karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer,davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekilleri hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin yekdiğerinden alınarak, bir diğerine verilmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.