YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2426
KARAR NO : 2010/12195
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tereke mümessili tarafından terekeye dahil dükkanın ödenmeyen (terekeye temsilci tayin tarihinden sonraya ait) birikmiş kira bedelinin tahsili için giriştiği icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu dükkanın terekeye dahil olup, mirasçıların iştirak halinde mülkiyetinde bulunduğu, bu suretle dükkanın kiralanması için maliklerin hepsinin rızasının gerektiği, aksi halde kira sözleşmesinin geçersiz olacağı, kira bedelini de diğer maliklerin rızası olmadan yetkisiz temsilcinin tahsil edemeyeceği, somut olayda bu şartların gerçekleşmediği, ancak davalının kira bedeli istenilen dönemde terekeye dahil dükkanı kullandığının tartışmasız olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre de aylık kira bedelinin 1.560.00.-TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, şartları gerçekleşmediğinden davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tereke temsilcisinin tayini tarihinden itibaren ödenmeyen birikmiş kira bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takip talebinin içeriği ve dava dilekçesi kapsamından davanın kira bedeli tespit davası olmadığı, kira alacağı davası olduğu anlaşılmaktadır. Mecurda davalının kiracı olarak bulunduğu hususu davacı tereke temsilcisinin de kabulündedir.
Somut olayda çözümü gereken husus kira parasının ne miktar olduğuna ilişkindir. İstem, birikmiş kira alacağına ilişkin olmasına göre kira bedelinin miktarını ispatlamak davacı kiralayana aittir. Davalı kiracının bildirdiği miktarın kiralayan tarafından kabul edilmemesi karşısında yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle davacı iddiasını HUMK.nun 288 ve devamı maddeleri gereğince kiracının açık muvafakatı yoksa yazılı delille ispat edebilir. Yazılı delille ispat edilememe halinde ise davacı yan dava dilekçesinde “subut deliller” kısmında “ gerektiğinde her türlü hukuki deliller” diyerek bedel konusunda davalı tarafa yemin teklif hakkı olduğu da dikkate alınarak yemin deliline de başvurulabilir.
Bu nedenle mahkemece, davanın kira alacak davası olduğu ve kira bedeli miktarını ispat yükünün yukarıda belirtilen ispat vasıtaları ile davacı kiralayana ait olduğu gözden kaçırılarak davanın kira bedeli tespit davası gibi görülüp, kira alacağının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yanın öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.