YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2544
KARAR NO : 2010/4236
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete kredili olarak 3 adet araç satıldığını, 14.668.36-Euro ve 81.427.65-Euro tutarındaki taksitlerin ödenmemesi üzerine rehinin paraya çevrilmesi için önce 2008/22819 sonra 2009/5131 sayılı takiplerin yapıldığını, rehinli araçların tüm araştırmaya rağmen bulunamadığını, ayrıca davalının hakkında başka alacaklılar tarafından da icra takipleri olduğunu, davalının hem mal kaçırdığını, hem de ödemelerini tatil ettiğini iddia ederek İİK.nun 177.maddesi hükümleri uyarınca doğrudan iflasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 12.10.2009 tarihli savunmasında, davacının rehin alacağı belgesi almadan iflas talebinde bulunamayacağı, rehinli araçların şirketin inşaat ve harfiyat, kum ocağı işletmeciliği ile iştigal etmesi nedeniyle şantiyelerde bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın borçlusunun mallarını sakladığı iddiasına dayalı olduğu, önceden ihbar edilmeden gidilen hacizde malların bulunamamış olmasının mal kaçırma olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı aleyhine başlatılan takiplerin semeresiz kaldığını ve borçlunun mal kaçırmakta bulunduğunu, ayrıca da ödemelerini tatil ettiğini iddia ederek İİK.nun 177.maddesine göre davalının iflasını istemiştir.
Somut olayda davacının alacağının dayanağını teşkil eden satım konusu araçların davalının davacıya verdiği ilk cevabında belirttiği üzere şantiyelerde olmadığı ve yurt dışında bulunduğu dosya içindeki dilekçeler ve yazışmalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda araçların hangi amaçla ve ne zaman yurt dışı edildikleri, yurda girmemelerinin nedenleri incelenmeden yazılı şekilde mal kaçırma olgusunun gerçekleşmediğinin kabulü doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının diğer bir iddiası borçlu davalının ödemelerini tatil ettiğidir. Bu yönde de hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece açıklanan hususlar yönünden inceleme ve araştırma yapılarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.