Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2855 E. 2010/14541 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2855
KARAR NO : 2010/14541
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :23/12/2009
Nosu : 2008/692-2009/662

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … İnş. Ltd.Şti. arasında imzalanan 01.03.2006 tarihli kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefile ihtarname gönderildiğini, ihtardan olumlu sonuç alınamadığını, alacağın tahsili amacıyla davalı müteselsil kefil aleyhine … 25. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14088 sayılı dosyasından ilamsız takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, müteselsil kefilin B.K.’nun 493. ve 494. maddelerinde düzenlenen kefaletten kurtulma olanağı veren haklardan feragat ettiğini, asıl borçluya yeni kredi kullandırılmadığını ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefaleti söz konusu ise de, takip tarihinden önce müvekkilinin kefaletten vazgeçtiğini, müvekkilinin asıl borçlu … İnşaat Ltd.Şti.’ndeki hisselerini 2007 yılı Ocak ayında devrettiğini, davacı bankanın kefaletten vazgeçme bildirimine cevap vermediğini, 2002 yılı Kasım ayında yeni kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı bankanın bu şekilde kefaletten vazgeçmeye zımnen muvafakat ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı banka ile dava dışı … Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmesin de davalının kefil olarak imzasının bulunduğu, davalı tarafından davacı bankaya noter kanalı ile gönderilen 16.01.2008 tarihli ihtarla davalının kefaletini geri çektiğini bildirdiği, ihtara cevap vermeyen bankanın kefaletten kurtulduğu yolunda davalıda haklı bir kanaat oluşmasına neden olduğu, davacı bankanın 01.04.2008 tarihinde açtığı kredi nedeniyle davalıyı sorumlu tutamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu … İnş. Ltd.Şti. arasında düzenlenen 01.03.2006 tarihli kredi sözleşmesini davalı müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Kredi sözleşmesinin kefalet şerhi başlığı altında kredi borcunun vadesinde ödenmemesi halinde müteselsil kefil sıfatıyla ödeneceği, kefilin B.K.’nun 493. ve 494. maddelerinde tanınan ve kefaletten kurtulma imkanı veren haklardan feragat ettiği hükme bağlanmıştır.
B.K.’nun 493. ve 494. maddeleri hükümleri emredici nitelikte değildir. Bu nedenle, kefil, kredi sözleşmesi kurulurken, anılan hükümlerle kendisine kefaletten kurtulma olanağı veren haklardan peşinen feragat edebilir, böyle bir feragat hukuken geçerlidir.
Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletini geri alamaz. Kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu tarihte cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin sıfır olması da sonuca etkili değildir. (HGK. 23.10.2002, 19-866/845). Mahkemece kefaletin geçerli olduğunun kabulü ile davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacağı saptanıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.