Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2910 E. 2010/11157 K. 12.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2910
KARAR NO : 2010/11157
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile … Eğitimcilik Tic.Ltd.Şti.arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini davalı tarafın kefil sıfatı ile imzaladığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama,toplanan deliller,benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı bankanın iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle depo talebinde bulunmasının yasa ve sözleşmeye uygun olduğu ancak bu talebin tevsik olunamadığı, bankanın 1.480.00 TL’lik talebinin neye dayandığının anlaşılamadığı, bu durumda kefilin sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı şirkete ait 3001-7418 nolu hesaba ait 113177 ile 113141 numaralı çek karnesinin anılan şirket ortağı olduğu itiraz dilekçesindeki beyanlardan anlaşılan davalıya teslim edildiği belirtilmiştir. Bu husus teslim formu ile de sabittir. Dava konusu çek yapraklarının kısmen veya tamamen davacı bankaya iade edildiği yolunda herhangi bir savunmaya da rastlanılamamıştır. Bu durumda mahkemece bu hususlar üzerinde durulup tartışılarak konusunda uzman yeni bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, kendi içinde çelişkili ve dayanaktan yoksun bilirkişi raporunda ortaya konulan kanaate göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.