YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3113
KARAR NO : 2010/12043
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı malın değiştirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalılardan … Ltd. Şti.’nden 1 adet …8800 marka telefon aldığını, telefonun ayıplı çıktığını, bir çok kez tamirat gördüğünü, ayıbın giderilemediğini ileri sürerek telefonun yenisiyle değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde 30.10.2005 tarihli fatura bedeli 1.770.00 YTL’nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. Şti. vekili, ithalatçı olan müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının aldığı telefonu garanti belgesi ve kullanım kılavuzuna aykırı kullanmasından dolayı arızanın meydana geldiğini, telefonda ayıp bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … Ltd. Şti. ve …Ltd. Şti. vekili davacının müvekkillerinden … Ltd. Şti.’nden davaya konu telefonu aldığını, diğer müvekkilinin ise satış sözleşmesiyle ilgisinin bulunmadığını, davacının telefonundaki arızanın giderildiğini, ancak telefonu teslim almak yerine dava açtığını beyan ederek davanın müvekkillerinden …Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğu, diğer müvekkili yönünden esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen 10.06.2006 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davaya konu cep telefonundaki ayıplarla ilgili olarak davalı … Ltd. Şti.’ne B.K.’nun 198. maddesine uygun şekilde derhal ayıp ihbarında bulunmadığı, aynı maddenin son fıkrası gereğince satın aldığı cep telefonunu ayıplı haliyle kabul etmiş sayılacağı, cep telefonunun faturasında davalılardan …Grup Ltd. Şti.’ne ait logonun bulunması, satıcı firma davalı … Ltd. Şti.’nin bu gruba bağlı şirket olmasının davanın …Grup Ltd. Şti.’ne yöneltilmesini gerektirmeyeceği, davalı … A.Ş. hakkındaki davanın 30.10.2005 fatura tarihinden dava tarihine kadar olan 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, davalı … A.Ş.’nin süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle davalı … Grup Ltd. Şti. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu, davalı … hakkındaki davanın zamanaşımı, diğer davalı … Ltd. Şti. hakkındaki davanın ayıp ihbarının yapılmamış olması nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı telefonunu 26.01.2007, 28.03.2007, 16.8.2007, 22.09.2007 ve 09.11.2007 tarihlerinde tamir için servise götürmüş, telefon 22.09.2007 tarihli başvurudan sonra yenisiyle değiştirilmiş, 09.11.2007 tarihli başvurudan sonra ise davacıya verilen bu telefonun ana kartı değiştirilmiştir. Diğer başvurulardan sonra ise ilk alınan telefon servis tarafından tamir edilmiştir. B.K.’nun 207/ son maddesinde iğfal halinde zamanaşımından söz edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece bu hükmün dikkate alınmaması doğru olmadığı gibi ilk alınan 24.07.2008 tarihli bilirkişi raporuyla hüküm kurulurken dayanak alınan 10.06.2009 tarihli rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması da doğru değildir. İlk raporda telefonun parçalarının uyum içinde çalışmadığı, bu nedenle davacının dava açmakta haklı olduğu belirtilmişken, ikinci ve hükme esas 10.06.2009 tarihli raporda süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının satın aldığı cep telefonunu ayıplı haliyle kabul etmiş sayılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davalılardan …Ltd. Şti. hakkındaki dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş ise de, davalı … Ltd. Şti. ile anılan davalı şirket arasında organik bağ olup olmadığı, … Ltd. Şti.’nin …Ltd. Şti.’nin acentesi olup olmadığı araştırılmadan davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Diğer yönden davaya konu telefona ilişkin garanti belgesi getirtilerek …Ltd. Şti. veya …A.Ş.’nin garanti veren sıfatlarının bulunup bulunmadığı ve bu sıfatla sorumlu olup olmadıkları da incelenmemiştir. Mahkemece bu yönlerden araştırma yapıldıktan sonra davacının hükme esas 10.06.2009 tarihli rapora itirazları da değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp B.K.’nun 202. ve 207. maddeleri göz önünde tutularak deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.