Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3171 E. 2010/5911 K. 12.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3171
KARAR NO : 2010/5911
KARAR TARİHİ : 12.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil İstanbul Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi uyarına ıslahının mümkün olduğunu, borca batıklıktan çıkabileceğini belirterek şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna karşı davacının borca batık olduğunun saptandığı, davacının iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu belirtilerek istemin kabulüyle şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; davacının borca batık olduğu, iyileştirme projesinde hedeflenen faaliyet kârlılığı oranlarının gerçekçi olmadığı, finansman giderlerinin dikkate alınmadığı, nakit akışının analitik öngörülere dayanmadığı, hedeflerin gerçekçi sayılamayacağı, 2009 yılı sonuna kadar tamamı ödenmek koşuluyla borca batıklık miktarının ½’si oranında nakit sermaye artışı sağlanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de; iyileştirme projesinin başarısı için bilirkişi tarafından vurgulanan koşulların davacı tarafından yerine getirildiğine dair bir tespit dosyada mevcut değildir. Özellikle de davacı vekilinin mahkemeye sunulan 9.9.2009 tarihli beyanından sermaye artırımının henüz gerçekleştirilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporuna göre iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğuna kanaat getirilmesi mümkün olmadığından yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 12.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.